İçsel Aile Sistemleri: Kendimizi Tanımanın Yolu
- nisandalbayrak

- 4 Kas 2025
- 3 dakikada okunur
Güncelleme tarihi: 28 Nis
Dış dünyadaki ilişkilerimizde olduğu gibi, içsel dünyamızda da farklı parçalarımızla dinamik ilişkiler kurarız. İnsan kendi içinde tutarsızlıklar, çatışmalar ve tartışmalar yaşar. Farklı hatta çatışan düşüncelere, arzulara, bakış açılarına ve duygulara sahip olabilir. Burada parça olarak baktığımız şey; içimizdeki farklı sesler, sorumluluklarımız, taraflarımız ve hallerimizdir.
Richard C. Schwartz tarafından geliştirilen İçsel Aile Sistemleri (Internal Family Systems - IFS), bu farklı parçaları tanımamıza yardımcı olur. Böylelikle içsel dünyamızdaki ilişkilerimizin farkına varır ve bunları derinleştiririz. İçsel dünyamızdaki ilişkilerimizle dışarıdaki ilişkilerimiz arasındaki sıkı bağ, kendimi geliştirdikçe dışarıdaki ilişkilerimin de geliştiğini fark ettiğimde daha net bir şekilde ortaya çıkar.
Nedir bu parçalar, bu farklı sesler? Bazı insanlar içlerindeki kaosun farkındadır ve bunu susturmak için çeşitli yollara başvururlar. Kendilerini işlerine, spora veya sosyal ilişkilere verirler. Sürekli online alışveriş yapar, alkol veya uyuşturucu maddelere başvururlar. Bu aktiviteleri otomatikleşmiş bir şekilde yapıyorlarsa, durumu daha da zorlaştırabilirler.
Diğer yandan, bu farklı sesleri dinlemeyi öğrenenler, kendilerini göstermeye başladıklarını fark ederler. Öncesinde tek bir baskın ses hâkimdir. Kişi kendini tanımayı öğrendikçe, içindeki zıtlıkları ve çatışmaları tanımaya başlar.
Bu çok yönlülük, çok seslilik ne işe yarar peki? Zihnimde ve bedenimde yer alan bu farklı seslerle yaşamanın, bir kişinin Disosiyatif Kimlik Bozukluğu yaşaması arasındaki fark nedir? Disosiyatif Kimlik Bozukluğu olan kişilerde bu farklı parçalar birbirinden habersizdir. Ancak burada bahsettiğim durum, çeşitli yanlarımızı fark etmek ve kendimizi gözlemledikçe bu yanlarımızı tanımaktır.
Çoğumuz düzenli spor yapmak, sağlıklı yemekler yemek ve kaliteli bir uyku uyumak isteriz. Bir yandan da koltukta tembellik yapar, abur cubur yeriz. Bir yanımız sosyalleşmek isterken, diğer yanımız evden çıkmamak için bahaneler bulabilir. Burada olumlu veya olumsuz yanlar değil, duruma göre farklı işlevleri olan karakterler vardır.
Farklı Yanlarımız
İş yerinde profesyonel ve sorumluluk sahibi tarafımız ortaya çıkar. Küçük yeğenlerimizle vakit geçirirken çocuksu ve yaratıcı yanlarımız açığa çıkar. Yakın bir arkadaşımızın yanında ise hassas ve duygusal yanlarımız belirir. Trafikte öfke gösteren birine karşı sınırlarımızı savunan yanımız ortaya çıkar. Bu yanlar, farklı durumlarda farklı yönlerimizi gösterebilmemizi sağlar.
“Her şey zıttıyla var olur.” Bu ifade, çeşitli yanlarımızın bir arada var olabilmesini destekler. Kendimi fedakâr biri olarak tanımlayabilirim. Ancak, ilişkilerde sadece fedakâr olduğumda, karşımdaki kişiye gerektiği zamanlarda bana yardım edebilmesi için alan açamayabilirim. Fedakâr olmak, yardım almakta zorlanmak anlamına gelebilir.
Etrafımdaki insanlardan yardım istemekte zorlanmak, bu davranışımı daha da zorlaştırabilir. Yardım istediğimde her “hayır” cevabı, benim için büyük bir reddediliş olur. Sonuçta, insanların bana yardım ettiğinde hissedecekleri keyfi onlardan alıkoymaya başlarım. Bu durum, ilişkilerde hep veren ama hiç alamayan biri olmama yol açar.
İçsel dünyamdaki tutarsızlıkları fark etmek, onları anlamaya çalışmak ve bu yanlarımla ilişki kurmak, içimdeki bütünlük hissini güçlendirir. Artık tek bir kimliğe sıkışmam gerekmez. Gerektiğinde fedakâr, gerektiğinde yardım kabul edebilen biri olmaya başlarım. Bu, kısa sürede tamamlanacak bir süreç değildir; yaşam boyu süren bir çalışmadır.
İnsanın içsel parçaları zamanla değişir. Kendimi gözlemlemeye ve anlamaya devam ettikçe, bu farklı yönlerimi daha sağlıklı biçimde bir arada tutmayı öğrenirim. En önemlisi de bu süreçte merak duygumu korumaktır. Merak, kendimi tanımanın ve anlamanın temelidir. Ne kadar merakla yaklaşabilirsem, o kadar bütün hissederim.
İçsel Dengeyi Bulmak
İçsel dengeyi bulmak, yaşamımızda huzuru da huzursuzluğu da hissedebilmeyi gerektirir. Duygularımızı kabul etmek ve onları hissedebilmek, bu dengeyi kurmamıza yardımcı olur. Kendimizi tanıdıkça, içsel çatışmalarımız sadece mücadele edilen bir alan değil zengin tartışmaların ve fikirlerin yütütüldüğü bir alan olmaya başlar.
Kendini tanıma yolculuğunda, içsel parçaların her birinin değerini ve işlevini anlamak önemlidir. Her bir parça, benim bir parçamdır ve hepsi bir arada var olmalıdır. Bu parçalarla sağlıklı bir ilişki kurmak, kendimi çok yönlü bir 'Ben' olarak hissetmeme yardımcı olur.
Kaynakça
Richard C. Schwartz, R. C. (2022). Kötü parça yoktur: İçsel Aile Sistemleri modeliyle travmayı iyileştirmek ve bütünlüğü yeniden kazanmak. Butik Yayıncılık.
Jay Earley, J. (2013). Kendi kendine terapi: İçsel Aile Sistemleri (IFS) modeliyle içsel bütünlüğe adım adım rehber. Butik Yayıncılık.



Yorumlar